| Yazar | : | |
| Yayın Tarihi | : | 1983 |
| Dil | : | Türkçe |
| Sayfa Sayısı | : | 96 |
| Ölçü | : | 13,5 x 19 cm |
| Yayınevi | : | Fevziye Mektepleri Vakfı |
| Bahsi Geçen | : | Muvaffak Benderli |
Ara sıra bazı dostlarımızın, yakınlarımızın, taze anıları ve acıları ile başbaşa iken, onları kaybetmiş olmanın yıkıklığı içinde elbet bir şey yazmak ve söylemek heyecanını duymuşuzdur. Ne var ki bir süre sonra bu dostlarımızın yakınlarımızın anılarını yazmak genellikle güç gelmiştir. Hele şimdiye değin böyle çalışma yapmamış bir kimsenin, hayatı büyük başarılar içinde geçmiş, edebi zevk ve kültürü olan bir fikir adamı hakkında yazmaya kalkışması bir cürettir. O'nu, iyi bir şekilde yansıtamamış, anlatamamış olmanız üzüntüsü sarar insanı. Uzun bir süredir çalışırken hep bunu düşündüm. Gözlerimin önüne gelen o güleç simanın sanki beni bu yönden ikaz eder tavrını kafamda taşıdım. Bu sorumluluğu hep duydum. Bunca Başkanlarımızın ölümü üzerine yapılan törenlerde O'nun kelimelerin isabetle seçilip oturtulması ile geliştirdiği konuşmalarının hafızalarda iz bıraktığını unutmak mümkün değildir. O, daima Başkanlarımızı her vesile ile anma kadirşinaslığını göstermişti. Yönetim Kurulu toplantılarında, Sayın Fahir ipekçi, Sıddık Sami Onar Hocamız ve Sayın İbrahim Şevket Dilber, Sayın Osman Celal Kermenle ilgili anılarını dinleyenler geçmiş günlerde birlikte olmanın, ortak çalışmanın hazzını duymuşlardır. Sanıyorum ki bu onların yerine seçilip gelenler için de bir şevk kaynağı olmuştur. Böylesine bağlayıcı, uzlaştırıcı bir yeteneği vardı. Herkese, öğrencilerine, meslektaşlarına, dostlarına daima hatırşinas ve sevgi dolu idi. Taassup, yobazlık ve bağnazlık hiç mi hiç bağdaşamadığı, adeta birden düşman kesildiği konulardı. İnanç sahibi ve dava adamı idi. Türk inkilabının genç "muallim"lerindendi. Taviz vermez kişiliğinin yobazlık ve bağnazlığı reddedişi, onun Türk inkılabına ve ulusunun geleceğine olan inanç ve güven duygularını gösteriyordu…